Konuşan yalnız hakikattir !..

Beşer zulmeder, kader adalet eder...




BIR BESMELE ÇEK GÖNÜLDEN


Bir Aksam Üstü Yüregin Daralirsa;

Gözlerinden Tövbeler Tasarsa;

Avuçlarin Dualarla Dolarsa ;

Bir Besmele Çek Gönülden


Katran Karasi Geceler Seni Bogarsa;

Vücudunu Soguk Terler Basarsa;

Icinde Ard Arda Toplar Patlarsa;

Bir Besmele Çek Sessizce


Sir Verecek Bir Dost Bulamazsan;

Günahlarindan Ayrilamazsan;

Boguk Boguk Hep Aglarsan;

Bir Besmele Çek Yürekten

 
Gönül Dostlarini Birgün Bulursan;

O Yüce Ilahiyata Kavusursan;

Sükr Dualarini Hep Okursan;

Bir Besmele Çek Unutmadan

 
Huzuru Neseyi Islamda Bulursan;

Basladigin Her Iste Onu Anarsan;

Kalbini Tüm Insanlara Açarsan;

Bir Besmele Çek Her Seferinde

 

Nefsinle seytana Cihad Açarsan;

Her Hayirli ise Kosarsan;

Muhammed Askiyla Tutusup Yanarsan;

Bir Besmele Çek Kalbten



Hayat, sırtına geçirdiğin yamalı fanilik.
Bürünür bir gün yaşlılık gömleğine gençlik.
Hiç beklemediğin anda kafesinden uçar güzellik.
Gün akşamlıdır sultanım…
İpekten hayali kumaşlar, bedeni saran iki metre kefenlik.

Ağlayarak geldiğin bu alemdeki gurur da nedir?
Son anda, fayda vermez pişmanlıklar akla gelir.
Süsleyip durduğun endamın, musalla taşına serilir.
Gün akşamlıdır sutanım…
An an tükenir ömür, adım adım ölüme kilitlenir.

Güzellik maziye gizlenir, atide kırış kırış yüzler.
Burnunun ucunu görmez, adına methiye dizilen gözler.
Şanslıysan, ardından rahmet için açılır eller.
Gün akşamlıdır sultanım…
Ağzını açmış seni de yutar, son durak kabirler.

Tarihin tozlu sayfalarında, ölmem diyen Karunlar.
Hani nerde İbrahimi ateşe atan Nemrutlar.
Hesap için sıraya geçer boynu bükük mazlumlar.
Gün akşamlıdır sultanım…
Kahkahaya dönüşür, ardından yakılan ağıtlar.

Mağrur mağrur dolaştığın mekanlar viraneye döner.
Mezarlar kapı olur tüm yollara, ömür biter.
Bülbüller susar, solar can bahçesinde güller.
Gün akşamlıdır sultanım…
İnsan bu, topraktan gelir ve geldiği yere gider.


Kaynak

Yine gamlandı gönül, yine hicrânda bu dem.Yandıkça yandı gönül nâr-ı sûzanla bu dem, Sızladı her bir teli kalbimin tıpkı keman,

Ciğerim kebâp oldu aman Sultânım aman!
Geçti bahar, esti hazân derûnum kan ağlar,
Yandı sînem, hûn oldu didem gözlerim çağlar;
Sarsıldı emel, uçtu ümit cana elvedâ!
Başladı hicrân, coştu hasret bana elvedâ!
Her yanım yara, ufkum kapkara, pür-melâlim
Ey Dost bir nazar kıl Allah için bîmecâlim!..
M. Fethullah Gülen

Fuzuli'den...

3/4/2009

Vefa her kimseden kim istedim ondan cefa gördüm
Kimi kim bîvefa dünyada gördüm bîvefa gördüm

(Her kimden vefa istediysem ondan cefa gördüm; kimi gördüysem vefasız dünyada, onun vefasızlığını da gördüm)
Kime kim derdimi izhar kıldım isteyip derman
Özümden bin beter derd ü belaya mübtela gördüm

(Kime derman için derdimi açtıysam, onu benden bin beter dertli gördüm.)

Mükedder hatırımdan kılmadı bir kimse gam def'in
Safadan dem uran hemdemleri ehl-i riya gördüm

(Kederli gönlümden kimse üzüntülerimi gidermedi. Esenlikten dem vurarak beni teselli edecek dostlarımı iki yüzlü gördüm)

Ayak bastım reh-i ümmide, sergerdanlık el verdi
Emel serriştesin tuttum elimde ejderha gördüm

(Ne zaman umut yoluna ayak bastım, başım dönüp durdu. Emel ipinin ucuna yapıştım elimde ejderha gördüm)

Fuzuli ayb kılma yüz çevirsem ehl-i âlemden
Neden kim her kime yüz tuttum andan yüz bela gördüm

(Ey Fuzuli, artık insanlardan yüz çevirirsem beni ayıplama. Çünkü kime yaklaştıysam ondan belanın yüz türlüsünü gördüm)
Fuzuli

Berceste

2/4/2009

Ben; Ahmet Elif ile Başlayan Defterleri yazılan,Aşık
Sevgili; Rüveyda
Rüveyda;Sevgili hiç yaşamamış veya hep yaşayacak olan
Aşk; rüveyda
Ölüm;Ben
Katil; Zümrüt Yeşili Gözler
ve yine Aşk; Züleyha
Züleyha; Hiç yaşamamış veya hep yaşacak olan. Sevgili
Zalim; Aşk
Mazlum;Ben
Ben;Katip Kendi defterlerinini sahibi ve okuyucusu rüveydanın defterlerinin
Ben;Ruh: Katip; hezeyanların yazarı siyah değil koyu ve derin bir lacivert olan geceninin sahibi
Gece;İçimden havalanan güvercinlerin katili
Yokluk;Ben
Aşk;Rüveyda veya Züleyha Geceyi gözlerimin önunde koyu ve derin bir laciverte dönüştüren ve yine aşk; yalan; Savrulup gitmek ayrı yörüngelerde
Acı;Aşk; benim çektiğim
ve ben,yazıcı mazlum, Umutsuz
Sen: Rüveyda ,züleyha sevgili, Tanımlanmış veya tanımlanmamış bütün kelimelerin kifayetsiz kaldığı, beni sözün cenderesinde boğan...



Nazan Bekiroğlu

TELEVOLE

2/4/2009



"Bugüne kadar hep onlar konuştu
Gezerek kanal kanal.
Benim de sana söyleyeceklerim var kızım
Gitme biraz daha kal..."


Hayat bir televole masalı değildir kızım!
Sakın aldatmasın seni
Seda'nın Güllü'nün o boş kahkahaları
Ebru'ların Çağla'ların Demet'lerin
O sabun köpüğü muhteşem aşkları (!)
Ben ne dev yalnızlıklar bilirim
Ben ne ayrılıklar
Ben ne hıçkırıklar
Kimbilir
Nasıl ıslaktır geceleri onların yastıkları...

Hayat Mehmet Ali'nin çiftliği değildir kızım
Öyle hep yüzüne gülmez bu çarkıfelek
Feleğin çarkına düşünce anlarsın
Aslanın neresinde ekmek.



Hayat bir Tarkan şarkısı değildir kızım!
Öyle hüp diye içine almaz seni hiç bir sevgili
Ve hiç bir kimse kuş sütüyle beslemez seni
Güzelliğin solunca anlarsın
Aynalarda bile zor bulursun kendini


Hayat ne Aydın'ın "Aydın Havası"
Ne Fatih'in "o kıskıvrak yılan dansı!"
Ne bir Gülben
Ne de Hülya kavgası
Hayat seni kaybettiğim günden beri
İçimde bir kurşun yarası.


Hayat bir peri masalı değildir kızım!
Öyle evinin önünde
Beklemez seni beyaz atlı prensler
Bak Beyaz'ın bile simsiyah oldu hayalleri çoktan
Ve Okan yaralı bir kuştur artık
Hergün kendini gagalamaktan
Ve sanat adına
Arto'yu Hande'yi Sevda'yı zagalamaktan

Hayat bir tatil köyü değildir kızım!
Bir o yana bir bu yana sallamaz seni
Bir düşün
Yıkılan yuvaları
O kırık hayatları
Yarınsız çocukları
Bir düşün
O arka sokakları
Sahipsiz çığlıkları
Çaresiz anaları-babaları...

Hadi olacaksan
Gel doktor ol öğretmen ol alim ol
Kırılmış kanadım, kolum elim ol
Umudum ol güneşim ol ateşim ol
Seni de sarsın mutluluğun
O sımsıcak kolları
Ve seni de yutmadan
Reyting canavarının o sahte yıldızları!..

Unutma
Sakın unutma kızım!
Onların
Hazindir bir romandır
Özendiğin bütün hayatları...

Ahmet Selçuk İLKAN

Beni Yakışına

1/4/2009

O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı?
Sahile vurdu kalbim,su yandı,kum da yandı.
Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum,
Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı.
Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi.
Ruhumla söndü alev,sonra ruhum da yandı.
Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut.
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı.
Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile.
Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı.
Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım,
Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı.
Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme.
Kalmadı hiçbir şeyim bak,günahım da yandı.
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme.
Ülkem yıkıldı heyhat!
Ordugâhım da yandı.
Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin,
Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı.
İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı.
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı.
O'ndan başka ne varsa yandı,
Yandık sen ve ben.
O'nu göreyim diye,kıblegâhım da yandı.

 NURULLAH GENÇ

Cezaevinden annesine yazdığı mektupBugün sekiz mayıs 'Anneler Günü'
Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi
Kalplerde şefkatle tam koca bir gün
Hatırlanıp kucaklanıyormuş anne ve sevgi.

Ben seni bugün hatırlamadım anne
Sana karşı sevgim aynıydı yine
Benim sevgim sığmaz ki öyle bir gün'e
Bir ömür de olsa doyamam sevgine.

Her an ruhumu ısıtır sıcaklığın
Seni düşünmek bile doyumsuz zevk
Acısı derin senden uzaklığın
Sensin benim dünyama ışık ve renk...

Özledim ışıl ışıl sevgi dolu gözlerini
Ne güzeldi göğsüne yaslanıp öyle ağlamak
Ellerimle yırtardım o gül yüzlerini
Zevk verirdi nasırlı ellerinde hırpalanmak.

Yine arıyorum dostluk dolu o yüzün
Hep ben muhtaçtım sana yine muhtacım
Aşkımı, sevgimi gösteremedim bir gün
Saçlarım ağarsa da hep sana muhtacım.

Yollarım açılsa bağrıma bassam
Sımsıcak göğsünde öyle ağlasam
Doyumsuz sevgini tekrar yaşasam
Hıçkırıp, naz yapın "Ana" diyerek

Anamsın, bu bir gerçek
Sen olmasan ben olmazdım
Sensin gönlümdeki en güzel çiçek
İncinip, koparılsan yaşamazdım.

Hasretin unutturdu beni bana
Sevgine karşılık veremiyorum.
Adet olsun diye olsa da sana
Layık bir hediye bulamıyorum.

Maddi değerleri tek tek arasam
Hazırlasam güzel bir buket sana
Zümrütten, yakuttan saraylar alsam
Değeri ölçülmez yanında Anam...

Çiçek aradım dün beklersin diye
Bulamadım taş ve demirden başka
Sevgimin ifadesi bir tek hediye
Yollayamadım ki inan dua'dan başka

Cennetle müjdelenmiş analar
Sen de gezin cennet bahçelerinde
Ayakların altından aksın ırmaklar
Makamın melekler gibi yükseklerde

Şefaatına mazhar ol Muhammed Mustafa (s.a.v)'nın
Rahmetiyle kuşatsın seni Allah'ım
Yoldaşı ol hurilerle anamız Fatma'nın
Babamla firdevs bahçelerinde gezin cananım.

Saadetle ol dünya ve ahirette
Sana sağlık ve sıhhatler diliyorum
Selam ve sevgiler yollayıp nihayette
Ta yürekten ANA, ANA diyorum. (CİHAN)


Gülün Şavkı- Muhsin Yazıcıoğlu

Kaynak: Samanyolu haber