Zalimler için yaşasın Cehennem!
5/5/2009Ben hapishane denilen âlem-i berzahın kapısında dururken ve darağacı denilen istasyonda âhirete giden şimendiferi beklerken, cemiyet-i beşeriyenin gaddarane hallerini tenkit ederek, değil yalnız sizlere, belki bu zamandaki nev-i benî beşere irad ettiğim bir nutuktur. Onun için, "O gün ki, bütün sırlar ortaya serilir." (Târık Sûresi, 86:9.) sırrınca, kabr-i kalbden hakaik çıplak çıktı; nâmahrem olan kimseler nazar etmesin. Âhirete kemal-i iştiyak ile müheyyayım. Bu asılanlarla beraber gitmeye hazırım. Nasıl ki, bir bedevî garaipperest, İstanbul'un acaip ve mehasinini işitmiş, fakat görmemiş; nasıl kemal-i hâhişle görmeyi arzu eder! Ben de ma'rez-i acaip ve garaip olan âlem-i âhireti, o hâhişle görmek istiyorum. Şimdi de öyleyim. Beni oraya nefyetmek, bana ceza değil! Sizin elinizden gelirse, beni vicdanen tâzib ediniz! Ve illâ başka sûretle azap, azap değil, benim için bir şandır!
Bu hükûmet zaman-ı istibdatta akla husumet ederdi. Şimdi de hayata adavet ediyor. Eğer hükûmet böyle olursa, yaşasın cünun! Yaşasın mevt! Zalimler için de yaşasın Cehennem! Ben zaten bir zemin istiyordum ki, efkârımı onda beyan edeyim. Şimdi bu Divân-ı Harb-i Örfî iyi bir zemin oldu.
Divan-ı Harb-i Örfî, s. 19
Birden kalbime geldi ki, o maktul masumlar şehîd olup veli olurlar; fâni hayatları, bâki bir hayata tebdil ediliyor. Ve zâyi olan malları sadaka hükmünde olup bâki bir malla mübadele olur.
Kastamonu Lâhikası, s. 49
O musîbetteki gazab ve hiddet içinde, onlara bir rahmet cilvesi var. Çünkü, o mâsumların fânî malları, onların hakkında sadaka olup, bâkî bir mal hükmüne geçtiği gibi, fânî hayatları dahi bir bâkî hayatı kazandıracak derecede, bir nevî şehâdet hükmünde olarak... onlar hakkında, aynı gazab içinde bir rahmettir.
Sözler, s. 158
Ümidim kavîdir ki, çok mâsumların kalblerinden hararet-i hüzünle tebahhur eden "ay", "vay" ve "ah"lar, rahmetli bir bulut teşkil edecektir.
Divân-ı Harb-i Örfî, s. 50
Konu: ..
Herkes herkese bir lokma şey verebilir
ama
boğaz bağışlamak, ancak Allah'ın işidir.
Hz.Mevlana
Bağlantı »
Konu: Selamün Aleyküm
Allah razı olsun. Bu dünya imtihan dünyası olduğu için zıdlar birbirine müdahale edebiliyor. Müminler nimete şükür, musibete sabrettikçe, ebedi saadetin hadsiz nimetlerini kazanıyorlar. Zahiri acı, ızdırab ve sıkıntılar mukabilinde, hadsiz bir makam ve mükafat kazanıyorlar. En büyük bela ve musibetlerin Peygamberlerin ve Evliyaların başına gelmesi de gösteriyor ki, o musibetler ve zulümler istidat ve kabiliyetlerin gelişmesi, manevi makamların terakkisi, hataların tashihi, her türlü acizlik ve fakirliğin hatırlanması ile Sonsuz Kudret ve Zenginlik Sahibine iltica, yalvarma, yönelmeye vesile, dünya muhabbetinin kesilmesi ve ahiret isteğinin arttırılması, insanlar arasındaki şefkat ve muhabbetin arttırılması gibi binler fayda ve maslahatlara bakıyor.
Onun için küfür ve dalalet haricinde herşeye ELHAMDÜLİLLAH.
Şehit olanlar, zulme uğrayanlar diyecekler ki, az bir zahmet ile çok büyük makamlar kazandık.
Rabbimiz cümlemizi iman ve şehadet olmadan dünyadan çıkarmasın, öldürmesin. Amin
Bağlantı »